Astana Formatı çerçevesinde düzenlenen ve bazı Arap ülkelerinin dışişleri bakanlarının da katıldığı toplantının ardından, Suriye’deki son gelişmelere ilişkin ortak bir açıklama yapıldı. Katılımcılar, Suriye krizinin devam etmesinin, sadece ülkenin güvenliğini değil, aynı zamanda bölgesel ve uluslararası güvenliği de tehlikeye attığını belirtti. Bu bağlamda, tüm tarafların askeri operasyonları durdurmayı, sivillerin bu krizin olumsuz etkilerinden korunmasını sağlamak amacıyla siyasi bir çözüm arayışına girmeleri gerektiği vurgulandı.

Açıklamada, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) 2254 sayılı kararı doğrultusunda kapsamlı bir siyasi sürecin başlatılmasının önemine değinildi. Bu sürecin sağlanabilmesi için, askeri operasyonların sonlandırılması, savaşın daha fazla masum insanın hayatını kaybetmesine yol açmasının engellenmesi gerektiği ifade edildi. Ayrıca, Suriye’nin birliği, egemenliği, bağımsızlığı ve toprak bütünlüğünün korunması, kaos ve terörizmin önlenmesi gerektiği belirtildi.

Toplantıda, mültecilerin ve yerinden edilenlerin gönüllü bir şekilde geri dönüşlerinin sağlanması gerektiği de dile getirildi. Katılımcılar, bölgedeki güvenlik ve istikrarın pekiştirilmesi için çabaların artırılması gerektiğini vurgulayarak, Suriye krizinin çözülmesine yönelik daha yakın istişare ve koordinasyon gerekliliğine dikkat çekti.
BM Suriye Özel Temsilcisi Geir O. Pedersen’in katılımcılara bilgi verdiği toplantı sonrasında, katılımcılar, BMGK 2254 sayılı kararına dayanan siyasi çözüm sürecine destek verme kararlılıklarını yineledi.
