Yenidoğan Ölümünde Şok Eden Telefon Görüşmeleri

Yenidoğan Ölümünde Şok Eden Telefon Görüşmeleri

İstanbul’da 112 Acil Çağrı Merkezi çalışanları ile bebek acil hastalarını özel hastanelere sevk ederek ölümlere neden olma ve haksız kazanç sağlama iddialarıyla ilgili hazırlanan iddianame, 197 suç eylemine ilişkin tape kayıtlarını içeriyor. Kayıtlardaki telefon görüşmeleri, şüphelilerin eylemlerinin insanlık dışı boyutunu ortaya koyuyor.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hazırladığı 1399 sayfalık iddianamede, suça konu 197 ayrı eylemin detayları sıralanıyor. Şüphelilerin telefon konuşmalarından oluşan tape kayıtları ve bunlarla ilgili değerlendirmeler de iddianameye dahil edilmiş.

Iddianamede yer alan bir konuşmada, bir şüpheli ile hastane çalışanı arasında şöyle bir diyalog geçiyor: “Denetim geldi mi sana da diyecektim. Geldi. Bu çocuk entübe gözüküyor sistemde. Benim burada üç koli dosya vardı, iyi ki onları fark etmediler. Bu normal değil. Ben on beş yıldır çalışıyorum. Hayatımda böyle bir denetime girmedim. Cezalık bir şey değil. Ceza kesmek istediğinde gelir iki tane şeye bakar cezasını keser, parasını alır, çıkar gider.”

Bir başka konuşmada ise, örgüt elebaşı olarak değerlendirilen şüpheliler Fırat Sarı ve İlker Gönen, bir hastanın durumuyla ilgili şu sözleri sarf ediyor: “Şimdi Serenay beni aradı. Sabah beş buçukta diyalize giren var ya, o ölecek ben diyalizi yandan takmak zorunda kaldım. İlk çalıştı sonra çalışmayı durdurdu. Durdu ha. Ölecek zaten çocuk. Beş buçukta damar yolu gitmiş, Serenay damar yolu için gelmiş. Satılmış niye geliyorsun diye kızmış.”

Iddianamede, hayatını kaybeden bir bebekle ilgili hemşire ve doktorun konuşmaları da yer alıyor. “Hocam Karakoç ex. Şu anda şey, kalp tepe atılması seksen, satürasyonu otuz ama o seksen de adrenalinle yani. Adrenalinle, tamam yapacak bir şey yok. Aynen öyle ölüm morlukları falan da oluştu. Tamam. Aileye de kötüleşti diye haber verdik şimdi şu adrenalin etkisi geçene kadar kapattım kuvözün entübe… Makinada birazdan ex kabul ederiz yani. Hahaha, neyse bir şey diyecektim de… Aspirasyondan mı öldü yani? Yani, ya zaten rengi falan iyi değildi, onun öleceği belliydi ama şey yani aspire etmiş. Sabah gördük hayvan gibi ağlıyo, tamam rengi kötüydü ama. Onun bir o süreci kaybetmişiz yani biz, dönebilme sürecini. Uff tamam, yapacak bir şey yok yani.”

İddianamede, bebeğin babasının ölüm şikayeti üzerine şüpheliler arasında geçen konuşmalara da yer veriliyor. “O tedaviler IV görünsün ha. Oral görülmesin. Tamam tamam. Şöyle, Fırat abiyi aradım meşgul. Şöyle diyeceksin, böyle böyle kötüleşti, işte ondan sonra entübe ettik, solunumuna baktık kalbi düştü. Müdahalesini yaptık ıvır zıvır. Dursun abiyle ağzın bir olsun yani.”

Iddianamede, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden bebeklerle ilgili birçok şüphelinin birbirleriyle olan konuşmaları yer alıyor. Bu konuşmalardan bazıları ise şu şekilde: “Hocam kalbi, Halime’nin kalbi yokmuş, cpr yapalım mı? Cpr bir iki tane dokunun, dönerse döndü. Dönerse biraz daha yaşasın ben gelinceye kadar. Ölmesin ha. Valla siz gelinceye kadar… Kusura bakmayın. Sarıkaya’nın da valla fişini çekecem gelmezseniz. Nasıl? Haha dedemin fişi. Haha çekicem fişi haha. Ölen mi oldu Ecem? Başımız sağ olsun hocam Halime. Öldü mü gerçekten? Öldü hocam, cpr’ını yaptık, adrenalini yaptık. Cpr’la da adrenalinle de dönmedi. Adrenalin kalbi geldi bir kendi kendine gitti. Zaten cpr’a da yanıt vermedi. Tamam. Yarım saat, kırk dakikaya oradayım geliyorum. Ha geliyorsunuz, tamam hocam biz şu an ellemiyoruz makinaya bağlı. Ellemeyin, bilgi de vermeyin, orada dursun. Aynen aynen açık duruyor her şey monitörde açık… Hiçbir şey yapmıyoruz.”

Bir başka konuşmada ise şüpheliler arasında bebeğe müdahale edilmemesiyle ilgili konuşmalar yer alıyor: “Kanka hasta kötüydü de bir tane bebek ölüyordu diyecektim. Gizlice girip iki dakika cpr yap çocuğa diyecektim de… Nerede? Güneyde. Güneyden bize ne? Bırak bebek ölsün ki rahat şikayet edek… Hoca demiş ki kayarsa tüpünü çek demiş, yaşamaz bu demiş.”

Iddianamede, bir kişinin çalıştığı hastaneyi CİMER’e şikayet etmesi ve şüphelilerle arasında geçen konuşmalar da yer alıyor. Bu konuşmaların bir örneği şöyle: “Şey gitmiş tabi bizim avukat …. Halil anlaşma olmamış. Tabii ben de şimdi mahkeme sürecine de giriyoruz SABİM’e, CİMER’e dayiyim, döşiyim diyorum. Daya döşe kanka. Nasıl bir şey yazayım? Kanka şey yaz, usulsüz hasta alımlarını yaz 112’den.”

Sonuç olarak iddianame, bebeklere yönelik acımasız uygulamalar ve sistematik ihmal iddialarını içeren konuşmaları detaylı bir şekilde sergilemektedir.

Related Articles

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir